Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ” İstanbul, kuruluşumuzdan bugüne tüm zaferlerimizin olduğu gibi 2023 seçimlerinin de Allah’ın izniyle lokomotifi olacaktır.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen AK Parti İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı‘nda konuştu.

“Gerçekleştirdiğimiz demokrasi ve kalkınma devrimleri sayesinde Türkiye, ülkesi ve milletiyle dünyanın en üst ligine yükseldi.” ifadesini kullanan Erdoğan, bu ligin zirvesinde mücadele vermeye talip olduklarını, milletle paylaşılan vizyon, hedef ve programların bu amaca yönelik olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için diyoruz ki AK Parti, Türkiye’nin sadece dününün, sadece bugününün değil, yarınının da partisidir. Türkiye’yi ve Türk milletini bugün sahip olduğu kalkınma ve demokrasi standartlarına biz çıkardık. Ülkemizin bugün karşı karşıya bulunduğu sıkıntıları çözecek birikime, dirayete, programa, kararlılığa yine biz sahibiz. Büyük ve güçlü Türkiye’yi adım adım inşa edecek olan da yine biziz. İstanbul, kuruluşumuzdan bugüne tüm zaferlerimizin olduğu gibi 2023 seçimlerinin de Allah’ın izniyle lokomotifi olacaktır. İl teşkilatımızın geçtiğimiz ay sonunda başlattığı ‘Yüz Yüze 100 gün’ kampanyasını 2023 şahlanışının ilk işareti olarak görüyorum.” diye konuştu.

Konuşmasına bir süre ara veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonda seslendirilen ve AK Parti İl Başkanlığının “Yüz Yüze 100 Gün” kampanyasında sanatçı Orhan Gencebay‘ın “Mevsim Bahar Olunca” eserinden uyarlanan “İstanbul Kalbimizsin” şarkısına eşlik etti.

Şarkının bitiminde, “Evet, milletle bir olunca, gönüller buluşunca, sevenler kavuşunca İstanbul gerçekten çok güzel.” ifadesini kullanan Erdoğan, sanatçı Orhan Gencebay’a teşekkür etti.

Parti teşkilatına çalışmalarında başarı dileyen Erdoğan, İslam dünyası ve Türkiye olarak merhamet ve ahlak üzerine kurulu medeniyetin liderliği nerede kaybolmuşsa orada arayacaklarını, bulacaklarını ve tekrar yükselteceklerini vurguladı.

“85 milyon vatandaşımızın her biri bu ülkenin birinci sınıf ferdidir”

Bir süredir dünyanın dört bir yanında Müslümanların üzerinde oyunlar oynandığına dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

Irak‘ı bu şekilde 2 milyon insanın kanı üzerinde böldüler. Tekrar bölünmenin eşiğine getirdiler. Suriye‘yi bu şekilde 1 milyon insanın kanı üzerinde böldüler, parçaladılar. Hala aynı oyunlara devam ediyorlar. Yemen‘den Arakan‘a, Türkistan‘dan Balkanlar‘a, Filistin‘den Afganistan‘a aynı amaçla farklı görünümlü oyunlar sahneleniyor. Ülkemizde de Sünni-Alevi, Türk-Kürt, ensar-muhacir fitnesi üzerinden benzer senaryolar sahnelenmeye çalışılıyor. Biz geçtiğimiz 20 yılda gerçekleştirdiğimiz sessiz devrimlerle inanç, köken, mezhep, meşrep farkı gözetmeksizin ülkedeki herkesin hak ve özgürlüklerini garanti altına alan bir demokratik hukuk devleti kurduk. Hamdolsun, bugün 85 milyon vatandaşımızın her biri bu ülkenin birinci sınıf ferdidir. Ülkemizde yaşayan her birey tüm haklardan, özgürlüklerden, imkanlardan, fırsatlardan yararlanma imkanına sahiptir.”

Eksikliklerin bulunduğuna ve bazı aksaklıkların yaşanabildiğine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ama bizim bu eksikleri tamamlama, bu aksaklıkları giderme irademiz hepsinden daha üstündür, daha güçlüdür. Buna rağmen her kesim gibi Alevi Bektaşi kardeşlerimize yönelik tahrikler de eksik olmuyor. Muharrem ayı vesilesiyle önce Ankara‘da Hüseyin Gazi Vakfı Dergahı’nda, ardından Hacıbektaş’ta Hazreti Hünkar’ın huzurunda birlik, beraberlik, kardeşlik çağrılarımızı tekrarladık. Bu çağrılarda samimiyiz. ‘La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar’ yani Ali gibi yiğit, zülfikar gibi kılıç olmaz diyorsak her türlü farklılığı bir kenara bırakarak inancımıza, kültürümüze, değerlerimize sıkı sıkıya sarılmalıyız. Ülkemizdeki tüm vatandaşlarımız gibi Alevi Bektaşi kardeşlerimizin meselelerinin çoğunu biz çözdük. Kalanlarını da adım adım çözüme kavuşturuyoruz. Yıllarca Alevi Bektaşi kardeşlerimizi istismar ederek, siyaset, sanat, ticaret yapan kimi isimlerin bu gelişmeler karşısında gerçek yüzlerini ortaya sermelerinden aslında memnuniyet de duyuyoruz. Buradan bir kez daha tekrarlıyorum. Kardeşlerim, Allahsız Alevilik olmaz, Muhammedsiz Alevilik olmaz, Alisiz Alevilik olmaz, dinsiz, imansız, amelsiz sadece ve sadece sapkın zevklerin üzerine bina edilmiş Alevilik de olmaz, Müslümanlık da olmaz, Türklük de olmaz, Kürtlük de hatta insanlık da olmaz. Her kim aksini iddia ediyorsa, kim bilir hangi karanlık mihraktan besleniyordur. Kim bilir hangi kirli hesapla hareket ediyordur, kim bilir hangi yabancı istihbarat teşkilatına çalışıyordur.”

(Sürecek)